1. Ana Sayfa
  2. Çevre Mühendisliği
  3. Hava Kirliliği Nedir? Nedenleri? Havayı Kirleten Gazlar

Hava Kirliliği Nedir? Nedenleri? Havayı Kirleten Gazlar


Hava yerkürenin atmosfer adlı gaz tabakasından oluşur. Havanın  %78’i Azot (N2), % 20,9 ‘u Oksijen (O2), %0,93 Argon (Ar), %0,035 Karbondioksit (CO2) oluşturmaktadır. Geriye kalan % 0,001’i  diğer gazlar olarak nitelendirdiğimiz Neon (Ne), Metan (CH4), Helyum (He), Hidrojen (H2) ve Kripton (Kr)’dan meydana gelmektedir. Ayrıca atmosfer kütlesinin yaklaşık %0,25’i su buharıdır.

Hava Kirliliği Nedir?

Hava tıpkı su ve toprak gibi kirlenebilen bir ortamdır. Hava kirliliği, canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen, yapılara zarar veren havanın doğal bileşimini bozan maddelerin insan ve çevreye zarar verecek sürede ve konsantrasyonda hava bileşiminde bulunmasıdır.

Hava Kirliliği Nedenleri

Hava kirliliği; orman yangını, volkan püskürmesi, kum fırtınası vb. doğal kaynaklardan ortaya çıkabileceği gibi insan faaliyetleri sonucunda oluşabilir. Isınma amaçlı konutlarda yakıt kullanımı, elektrik tüketimi, sanayi, inşaat, madencilik, endüstriyel tarım ve trafik gibi insan faaliyetleri sonucu olan emisyonlar ana kirlilik nedeni olup  önlemler alınarak engellenebilir. Hava kirliliği sanayinin gelişmesi, nüfusun artması ve kentlerin büyümesiyle artan oranda ve değişen içerikte etkilerini gösterir.

Hava kirliliği iç ortam ve dış ortam hava kirliliği olarak ikiye ayrılır.

Düşük gelirli bölgelerde yaşayan yaklaşık 3 milyar insan, yemek ve ısınma için yakılan sobalar nedeniyle iç ortam hava kirliliğine maruz kalmaktadır. Şehirlerde sanayi ve trafik kaynaklı dış ortam hava kirliliği, iç ortam hava kalitesini de düşürmektedir.

Başlıca Hava Kirleticileri Nelerdir?

Partikül Madde(PM)

Havada asılı katı ve sıvı parçacıkların karışımından oluşan bir hava kirleticisidir. Partikül madde mikrometre ile ölçülür ve boyutlarına göre isimlendirilmektedir.

Partikül Maddenin Boyutları

Partikül maddelerden en tehlikelisi (PM2.5)  tur. Saç telinin yaklaşık 1/30 kadar küçük olan ince partiküllerdir. Solunduğu zaman akciğerlerden geçerek doğrudan kana karıştığı için sağlık açısından daha risklidir ve kanserojendir. Her ilde ölçülmez ve ulusal mevzuatta belirlenmiş sınır değeri yoktur.

2,5-10 mikrometre çapındaki partikül maddelerin temel kaynağı  daha çok insan faaliyetlerine(yakıt kullanımı, trafik vb.) dayanır.PM10 doğal kaynaklardan gelen tozu da barındırırken, PM2.5 ise çoğunlukla yakma kaynaklı  tozdur ve hastalık yükü ,ölüm sayısı hesaplanması için en temel göstergedir.

Kükürtdioksit (SO2)

Renksiz, alev-almaz ve keskin bir kokusu olan gazdır. İnsan kaynaklı kükürt dioksit (SO2) emisyonlarının 1/3’ünden kömürlü termik santraller ve fosil yakıt kullanan sanayiler sorumludur. Genellikle fosil yakıtların yanmasıyla oluşan SO2, SO3,NOX gibi gazlar oluşur. Bu gazlar atmosferdeki su molekülleri ile birleşerek oluşturduğu asitler, yeryüzüne yağış olarak inebilir ve bu yağışlara asit yağmurları denir. Bu yağışlar yerüstü ve yer altı sularını kirletmekte, bir çok canlı türünü yok ekmekte, tarım alanlarını, doğal örtüyü, yerleşim birimlerini tarihi eserleri tahrip ederek canlı cansız her şeye zarar vermektedir.

Azot Dioksit (NO2)

Azot dioksitin temel kaynağı  fosil yakıtların yakılmasıdır. NO2 araba, kamyon, otobüs, termik santral ve arazi ekipmanlarından çıkan  emisyonlardan oluşmaktadır. Yüksek konsantrasyonlarda NO2 solunması insanlarda solunum yolu hastalıklarına sebep olabilir ve astımı şiddetlendirebilir.

Araçlar ve sanayide kullanılan fosil yakıtlardan kaynaklanan NO2 ve diğer NOx, havadaki diğer kimyasallarla reaksiyona girerek sağlığa zararlı olan hem partikül madde hem de ozon oluşturur.

Azot ve Kükürt Oksitler (NOx ve SOx)

Sülfür oksitler toprağın ve yüzey sularının asitleşmesine ve sulak alanlarda cıva metilasyonuna neden olur. Karasal ve sucul sistemlerde bitki örtüsüne ve tür kaybına sebebiyet verir ve sülfat parçacıklarının oluşmasına katkı sağlar. Bu sülfat parçacıkları atmosferin soğumasına katkı sağlar. Nitrojen oksitler ise toprağın asitleşmesine ve yüzey sularında nitrojen doygunluğuna, ötrofikasyona neden olur. Bu da  ekosistem çeşitliliğine yol açar.

Karbonmonoksit (CO)

Renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz olup, havadan biraz daha hafif olan bir gazdır. Karbonmonoksit genellikle karbon içeren yakıtlar tam yanmazsa oluşan iç ortam kirliliğinden kaynaklanır. Karbonmonoksit  kalp ve beyin gibi organlara ve dokulara oksijen dağıtımını azaltarak zararlı etkilere yol açan bir maddedir; yüksek düzeyde solunması halinde ölümle sonuçlanabilir.

Ozon Kirliliği (O3)

Atmosferin doğal bileşiminde bulunan, stratosfer tabakasında pik konsantrasyonlara ulaşan oldukça reaktif bir gazdır. Kırsal ve kentsel  atmosferde NO2’nin  ve güneş ışığının varlığında gerçekleşen fotokimyasal reaksiyonlar sonucu oluşur. Ozon, azot oksitler, uçucu organik bileşikler (VOC) ve CO gibi farklı kaynaklardan ortaya çıkan kirleticilerin güneş ışığı altında foto-kimyasal reaksiyona girmesiyle oluşan bir ikincil kirleticidir. Özellikle ozon kirliliği termik santraller(kömür ve doğalgaz),motorlu taşıtlar ve sanayi tesislerinden kaynaklanmaktadır. Ozon suda çözünemediğinden solunum sisteminin derinliklerine ulaşarak akciğerde olumsuz etkileri görülür. Ayrıca kalp-damar hastalıklarını ve  KOAH hastalığını şiddetlendirebilir.

Hava Kirliliğinin Etkileri

  • İnsan sağlığı
  • Ekosistem
  • Yapılar, tarihi eserler
  • Global etkileri(asit yağmurları, iklim değişimi, ozon tabakasının incelmesi, çöl tozu taşınımı)

Paris Anlaşması’nın iklim değişikliği hedeflerine uyulursa; hava kirliliği de azaltılarak 2050 yılına kadar yılda bir milyondan fazla hayat kurtarılabilir.

Kaynak: Kara Rapor 2020:Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri

] }
Bu Yazıya Yorumunuz Ne?

Yazar Hakkında

Merhaba, ben Beyzanur UZUNTAŞ. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Çevre Mühendisliği bölümü mezunuyum. Mühendis Portali sitesinin yeni yazarıyım. Çevre mühendisi olarak bildiklerimi sizlere aktarmaktan memnuniyet duyarım.

Yorum Yap